Kürtler, Barzânî aşiretinin idaresine girdiğinden beri kan, gözyaşı, zulüm ve hayal kırıklığından kurtulamadı. Osmanlı’nın tarih sahnesinden çekilişinden sonra Kürtlere tedrici olarak kanton, federasyon ve istikbalde (federal ya da konfederal) devlet vadedenler, geçmişte şahit olunduğu gibi onları ortada bırakmaktan başka bir şey yapmayacaklar. Büyük çatışma ve savaşların arifesinde bulunduğumuz şu dönemde, Cumhur İttifakı’nın içerideki düşmanlarla dışarıdakiler arasındaki irtibatı tamamen kesmeye yönelik hamleleri karşısında İmralı ve diğer dengelerle beraber Barzânî’ler de dikkatle izlenmeli.
Barzânî’lerden serzenişle söz açtığımız için kendilerinin oyunbozan, hatta ajan, daha da ilerisi Yahudi kökenli olduklarını söyleyenlerle aynı kanaatte birleştiğimiz düşünülmesin. Mustafa Barzânî’nin Sovyetlerle ve sonra gelen bazılarının İsrail’le menfaat niyetiyle zaman zaman iş birliğine girişmiş olmalarını peşinen hıyanet olarak nitelendirmek gibi bir tavrımız yok. Bilâkis Şeyh Abdüsselâm Barzânî’nin Osmanlı tarafından idamının dahî sebepleriyle beraber dikkatle incelenmesi gerektiği kanaatindeyiz. Burada sadece, tarihten günümüze perspektif sunarak geleceğe yönelik endişelerimizi dile getirme arzusundayız.
Kurulduğu Meydanda Asılan Devlet
1946 senesiydi. Sovyetler Birliği; sosyalist ideolojiyi benimsemiş olan Komala’yı desteklemek suretiyle, Şah’ın istifası sonrası oluşan idarî boşluktan yararlanarak İran’ı bölme plânıyla Türkiye sınırında bir Kürt Cumhuriyeti kurulmasını sağladı. Ülkenin başkenti Mahabad’dı. Kuruluş, 22 Ocak’ta Çarçıra Meydanı’nda ilân edildi. Kuruluşu hazırlayan sürecin öncesinde Sovyetler Birliği’ne sığınmış olan Mustafa Barzânî ve ağabeyi Ahmet Barzânî de Cumhuriyetin kurucuları arasında bulundular. Özellikle Mustafa Barzânî’nin kabinede görev almasıyla Barzânî aşireti, cumhuriyetin önemli unsurlarından biri oldu.
İşleri istediği gibi gitmeyen Sovyetler Birliği 9 Mayıs’ta İran topraklarından çekilince, varlığını tam olarak perçinleyememiş olan Mahabad Cumhuriyeti birkaç ay ancak dayanabildi. İran ordusu harekete geçip şehri istilâ etti. 31 Mart 1947 gününe gelindiğinde, Cumhurbaşkanı Kadı Muhammed ve Savunma Bakanı Muhammed Hüseyin Han Seyfi Kadı, cumhuriyetin kuruluşunun ilân edildiği yerde, Çarçıra Meydanı’nda asılarak idam edildi.
Gühahı ve Sevabıyla Barzânî’ler
Barzânî’lerin yaptığı hiç mi iyi bir şey yok; elbette dağınık Kürt aşiretlerini ciddi biçimde tek siyaset çatısı altında toplayarak sevk ve idare etme başarısı yok sayılamaz. Kürtlerin menfaatleri için her devrin konjonktürünü güçleri mesabesinde lehlerine çevirmeye çalıştılar. Hamleleri kimi zaman başarılı olurken kimi zaman ise hüsranla sonuçlandı.
1.ve 2. Abdüsselâm Barzânî’lerin öncülüğünün ardından Ahmet Barzânî’nin, ortaya koyduğu ilkelere bakıldığında Kürt siyasetine aksiyoner bir güç kazandırdığı görülür. Ayrıca, Mahabad Cumhuriyeti’nin kuruluşunda etkin rol oynayan Komala da vizyon açısından, feodalitenin pençesinde ilerlemesi engellenmiş olan Kürtleri daha yüksek bir gelişim seviyesine ulaştırabilecek yeniliklere kapı aralamıştır. Okul ve hastanelerin açılması, Kürtçe kitaplar basılıp gazeteler yayımlanması; tarım ve ticaretin geliştirilmesi, sanayi alanında adımlar atılması ve küçük de olsa düzenli bir ordunun kurulması bu yenilik ve gelişim hamlelerinin neticesidir. Mamafih dünyada gelişmiş olarak tanımlanan devletlerle aynı dönemde atılan büyüme ve ilerlemeye yönelik adımlar, talihsiz bir şekilde akamete uğratılmıştır.
Mahabad Cumhuriyeti’nin yıkılışıyla sonuçlanan İran saldırılarında, Kürt kütüphaneleri ve yazılı kaynakları telâfisi mümkün olmayan bir zarara uğramıştır. Yıkımın sosyal sonuçlarının yanında kültürel sonuçları da olmuştur.
Her Dönem Çelişkili ve Savruk Siyaset
Yıllar geçer; bir ileri, iki geri gelgitlerle geçen siyasî dönemin neticesinde, Kürtlerin hamiliğini Mustafa Barzânî üstlendi. Çeşitli girişimlerinin ardından Stalin’le beraber oldu. Farklı dönemlerde Türkiye’den başka güçlerle dostluk kurdu. Bağlı bulunduğu yönetimlerle ve uluslararası plânda devletlerle bazen iyi, bazen kötü oldu. İlişkiler düzelir gözükürken, bir anda bozuldu. Hayatı, âhir ömründe yaşadığı sürgünle son buldu ve siyasî mirasını oğlu Mesut Barzânî devraldı.
Özal dönemi ve sonraki süreçte her zaman etkin bir isim olan Mesut Barzânî, geçtiğimiz günlerde (29 Kasım) Cizre’de 111 akademisyenin iştirakiyle düzenlenen 4. Uluslararası Melayê Cizîrî Sempozyumu’na katıldı ve önemli ziyaretlerde bulundu. Terörsüz Türkiye Süreci’nin başlatıcısı ve icracısı Devlet Bahçeli’yle karşı karşıya gelmesi bazı endişelere yol açtı. Son derece kırılgan ilerleyen sürecin, yok yere yara aldığı belirtildi. Sempozyumla ilgili olarak Dem Parti’den de çeşitli seslerin yükselmesi ve devlet kanadının dil ve tavır açısından özensiz davrandığı iddiası gerginliğe sebep oldu.
Soru İşareti
İmralı’nın Demokratik Toplum Çağrısı’nın ardından, Barzânî’lere sürece liderlik etmeleri yönündeki hitapları süreci takip eden herkesin malûmu. Saddam Hüseyin’den sonraki bölge siyasetinin güdümünde bulunduğu Barzânî’lerin İsrail’le yakın temasları olduğuna yönelik değerlendirmeler son derece mühim. Dün sosyalist Sovyetlerle bağlantılıyken İngilizlerle temaslı oldukları iddiası kuşkuyla öne sürülmüş olan Barzânî’lerin, küreselcilerin bölge siyasetini göz ardı etmeyen tutumları dikkate alındığında bugün İsrail’le bağlantılı oldukları yönündeki iddia hakikatten ırak değil. Tehlike yüklü olduğu oranda, coğrafyanın geleceği açısından ciddi derecede kaygı verici.
Barzânî’ler her ne kadar sürece tam destek verir görünümünü ve Neçirvan Barzânî Türk hükûmetiyle iyi ilişkiler içinde bulunma izlenimini koruyor olsa da gerek kendilerinin gerekse Dem Partililerin bazı söylemleri, sürecin geleceği hususunda ciddi soru işaretleri uyandırmaktadır.
Kürtler, gelecekte toplumsal gelişimi yüksek bir seviyeye erişebilmek için Barzânî’li mi yoksa Barzânî’siz mi bir idare konusunda tercihte bulunmak ve töreden beslenen feodaliteyle ilişkilerini gözden geçirmek zorundalar. İlerleme ve yenilik konusunda modernite yerine geleneklerine sadık bir hareketi âcilen teorileştirmek ve pratiğe yansıtabilmek için gerekli adımları atma mecburiyetindeler.
Yorum Yazın
Yorum Ekleyin